Anasayfa / Güzel Sözler / Felsefi Sözler

Felsefi Sözler

İnsanlar, yaşamlarında sadece duymak istediklerini duyar ve inanmak istediklerine inanırlar.

Aslında her yeni gün ölüme giden bir yoldur. Sadece son gün olduğunda sona varılmış olunur.

Hayatınızı yaşarken yaşadığınız her anın özel olduğunu ve aynı anı tekrar yaşamayacağınızı bilmelisiniz. Bugün tekrar dünü yaşayabilirsiniz ancak dünkü tarihe tekrar geri dönemezsiniz.

İyi olabilirsiniz. Yaşam boyunca iyi bir insan olmak son derece kolay olabilir. Hayatta asıl zor olan hayatı boyunca adil olmak ve yaşamını adil bir çerçevede yürütmektir.

Boş zaman diye bir kavram yoktur. Zamanı boşa geçirmek diye bir kavram vardır. Boş geçirdiğiniz zamanın boşa geçtiğini ise çok çok sonra fark edebilirsiniz.

Hayatınız boyunca yaptığınız bütün genellemeler yanlış olabilir.

Okumak, insanlara birçok şey öğretebilir. Ancak okunan şeyin anlaşılabilmesi için sevilerek okunması gerekir.

Eğer çevrenizde çok iyi dostlarınız varsa sizin hayatınız boyunca aynaya hiç ihtiyacınız yok demektir. Dostlarınıza bakarak tüm gerçekleri ve kendi yüzünüzü çok net bir şekilde görebilirsiniz.

Karşındakine kendini anlatmaya çalışmaktan vazgeç, çünkü onları seni kendi akıl süzgeçlerinden geçirebildikleri kadar anlayabilirler.

Yürüdüğün yolda seninle aynı menzile ulaşmayı hedeflemeyenler için hızını düşürme. Seninle aynı yere varmak isteyen mutlaka senin hızına yetişecektir.

Uzun yolculuklara çıkmak ve dünyayı turlamak istiyorsan, önce tek bir adım atmalısın.

Her geçen an ölüme biraz daha yaklaşıyorsunuz. Bunun bilinci ile yaşamak belki sizleri daha iyi insanlar yapabilir.

Mesele menzile ulaşmak değil, yol sırasında kendini bulmaktır.

Unutmayın ki mutlu olmak yalnızca sizin ellerinizdedir. Bazen dumanı tüten bir çay, bazen sizi alıp götüren bir müzik parçası bazen de esen bir rüzgar…

Sabah kalktığınızda o günü bir daha yaşama şansınızın olmadığını bilerek güne başlayın. Her şeyin çok daha güzel olduğunu o zaman görebilirsiniz.

Saf olmak sizin iyi olduğunuzu göstermez. Kötülük karşısında kalıp da kendinizi iyiden taraf olmaya zorlamak sizi iyi yapar.

Bir gün sonra bir gün önceki insan olmayacaksınız. Her zaman değişimlere ve gelişimlere açık olmalısınız.

Bir başkasının eylemlerini anlamak isterseniz, o kişinin ayakkabılarını giyin ve onun adımlarını takip etmeye çalışın.

Umut etmek de o umudu gerçekleştirmek de sizin elinizde olandır. Tek yapmanız inanmak ve eyleme geçmek.

Kendini iyi hissetmek uğruna sürekli olarak bahaneler uydurma kendine. Gerçek her zaman gerçektir.

Sorgulama yeteneğinden acizseniz, toplum denilen çarkın bir dişlisi olmaya adaysınız demektir.

Gidenlerin ardından ağıtlar yakıp sersefil olmak yerine, yanınızda kalıp acınıza ortak olanların kıymetini bilin.

İnsanları eğitilmemiş toplumlarda yüzyıllık planlar yapmak olası değildir.

Çok fazla konuşmayan insanlar varsa etrafınızda o kişileri yargılamayın. Söylenecek sözleri olmadığından değil, onları anlayamayacağınızdan korktukları için susuyorlardır.

Gidenin yokluğuna alışmak bazen gelmesinden daha fazla keyif verir.

İleriye doğru büyük bir sıçrama yapmak istiyorsan, öncelikle geriye doğru birkaç adım çekilmen gerekecektir. Hayat da böyledir, geçmişine doğru gitmezsen geleceğe ulaşamazsın.

Uçuruma yanaştığın zaman kanatlarının varlığını hissedebilirsin. Bazen büyük bir şeyler başarmanın yolu, büyük bir cesaret ve kararlılıktan geçer. Hayat, cesurların hayatıdır.

İnsanlarla aranıza duvarlar örmeyin. İletişimin yolu empati yapmaktan geçer. Onun kulağından duyamazsan, onun gözünden göremezsen, onun aklından düşünemezsen iletişim kuramazsın. Duvar örmek yerine, köprü inşa etmeniz gerekir.

Bir gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemediğiniz sürece, diğer düğmeler yanlış iliklenmiş olacaktır. Hayatta kararlarınızı verirken, doğru bir tercihle başlamanız gerekir. Yoksa ilk tercihiniz sizi yanlışlarla dolu bir hayata sürükleyecektir.

Bazen en dibe düşmek gerekir; insan, acılarının katsayısını arttırdığı zaman o acıyla nasıl başa çıkabileceğini öğrenir. Eğer en ufak sorunda büyük acılar hissediliyorsa, o insan dibe düşmekten korkuyor demektir.

Gittiği yolun farkında olmayanlar, buldukları sonuçlar karşısında da şaşkınlıklarını gizleyemezler. Yol boyunca karşınıza çıkan iyi şeyler ise sadece bir tesadüften ibarettir.

Düşman arıyorsanız çevrenize ya da uzaklara değil kendi içinize bakmalısınız.

Vicdanı temiz olan insanlar hayatı boyunca vicdanını hiç kullanmamış olan insanlardır.

Kanatlanmak için uçurumun kıyısına kadar gelmek gerekir. Uçurumu görmeden kanat çıkartılmaz.

Siz ne kadar yakın olduğunuzu düşünürseniz düşünün, bazı şeylere daima çok uzaksınızdır ve hep uzak kalacaksınızdır.

Dünyada en çok olan şeylerden bir tanesi dostluktur. Bununla birlikte kıymeti bilinecek ve eşi benzeri olmayacak yegâne şey de dostluktur.

İnsanlar ikiye falan ayrılmaz. İnsanlar sonsuz olasılıklara ayrılır. İki kişi aynı olayı yaşıyor diyelim, ikisinin bu olaya tepkisi asla aynı olamaz. Bu yüzden insanları kategorilere ayırmaktan vazgeçelim, dünya belki birdir ancak her insan ayrı bir dünya demektir.

Cehennem nedir biliyor musunuz? Cehennem, insanın kalbinde sevginin bittiği yerde nefretin başlaması demektir. Nefretin egemen olduğu bir yürekte, insanı yüceltecek hiçbir öğreti bulunmaz.

“Bendeki göz sende yok” demişti. Doğrudur, onun gözlerinden dünyayı göremiyor olabilirim. Ancak benim zihnimden düşünemeyen birinin gözlerine neden ihtiyaç duyayım ki?

Yalnızlık bir hastalık olarak görülmemelidir. Yalnızlık çoğu zaman bir ilaçtır. Toplum hastalığına yakalanmış insanların alacakları birkaç doz yalnızlık, onları kendi varoluşlarını bulmaya itecektir.

Düşmanlarınızın sözlerine çok takılmayın, önemli olan dost olarak gördüklerinizin bu sözler hakkında ne dedikleridir. Eğer sessiz kalmayı tercih ediyorlarsa, size düşmanınızdan daha çok zarar verebilirler.

Başarıya ulaşmanın yolu çok çalışmaktan, aşka ulaşmanın yolu çok sevmekten geçer. Ölüme ulaşmanın yolu ise, bunlar dahil bütün eylemlerinizden geçer. Bu yüzden; ne kadar emek verirseniz verin, ölüme giden bir yolun yürüyen yolcusu olmaktan başka bir şey değilsiniz.

Bir işten vazgeçiyorsanız, bu sizin zayıf bir insan olduğunuzu göstermez. Çünkü önemli olan nerede bırakmanız gerektiğini bilmektir. Bu sayede sizi daha çok zayıflatacak ihtimallerden kurtulmuş olursunuz.

Okul, insanın hayatına hiçbir şey katamaz. Eğitim ise her şeyi katar. Aradaki farkı bilerek hareket edenler, yaşamlarında mutlu olabilmek için daha fazla şansa sahip olurlar.

İnsanlar daima hazza koşmaya çalışır. Sahip olduğu hazza sahip olan ve hazzın başında duran insanlar oldukça az sayıdadır.

Hayat aslında yaşantı izleri aramak değildir. Hayat, yaşamın ta kendisidir.

Bazen etrafınızdaki tek bir insanın gitmesi, sanki çevrenizdeki herkesin gitmesi kadar büyük etki yaratır. Sadece bir kişi gitmiştir ve insan kendini yapayalnız hisseder.

Hayat, silgi kullanılmadan çizilen bütün bir tablodur. Çizilen her çizik tablo üzerinde kalır ve yanlış çizgileri bile silmenin mümkünatı yoktur.

Duygularınızı açığa vurmaktan korkmayın. Dışavurumu gerçekleşmeyen duygular, insanın içinde bir tümör gibi büyür ve bütün vücudu sarar.

Aşık olmak zehirlenmek gibidir. Bazıları bu zehirle yaşamayı öğrenirler, bazıları ise zehri hemen vücutlarından atmaya yeltenirler. Acı çekmeden aşk, aşkı hak etmeden meşk olmaz.

Aşk ve para birbirini çeken iki kuvvettir. Biri eksik olursa, diğeri fazla olamaz. Gurur ise öyle bir kuvvettir ki; aşk ve para yanına bile yaklaşamaz

Başka birinin iyiliği için uğraştığınız zaman kendi iyiliğin zaten garanti altına almıştır.

Yeryüzü padişahın, kralın olsun. Cehennem kötülerin olsun, cennet iyilerin. Kim ne olursa olsun sevdiğimiz bizim olsun, tek olsun, canımız olsun.

Bilgiye sahip olup dünyaya gelen biri değilim. Öğretmeyi seven birisiyim ve öğrenmeye de çalışıyorum.

Hayatında olup bitenleri, dilediğin bir şekilde olmasını isteyebilmek nasıl oluyorsa öyle olmasını istemelisin. Böylelikle her daim mutlu olabilirsin.

Okudum, gördüm, unuttum, hatırladım, yaptım ve öğrendim.

Çocukların kör karanlığından korkmuş olduğu gibi bizlerde aydınlıktan korkmaktayız. Çocukların ise karanlıktan dehşet ile beklediklerinden de daha korkun olmayan şeylerden korkarız.

Kopmuş olan bir ipe düğüm attığınız zaman en sağlam yeri bile olsa o düğüm olacaktır. Fakat ipe her dokunduğunuz zaman canınızı acıtan da o düğüm olur.

Her insanda bir başka insana katlanabilecek kadar sabır ve güç mutlaka vardır.

Düşüncesini değiştirmeyen bir insan görürseniz, bilin ki o insan ya delidir ya da ölü…

Bazı insanlar hayatta sadece umutlarına sahiptir. Eğer bu insanların umudu elinden alınırsa bu insanların tüm yaşam güçleri de ellerinden alınmış olunur.

Eğer rüyalarınızı gerçeğe döndürmek istiyorsanız bir an önce uyanmanız gerekir.

Hayatınız boyunca her şeyi denemek isteyebilirsiniz. Ancak sadece yapabileceğiniz şeyleri yapmalısınız.

Bazen elleri temiz olan kişilerin bile aslında kötü düşüncelere sahip olduğunu görebilirsiniz.

Doğruluk, daima sonsuzluğun aydınlatıcısıdır. Elbet bir gün doğacaktır.

İnsanın kendi duygu ve düşüncelerine saygı duyması ve anlamaya çalışması hayat boyunca yapılan en zor meslektir.

Hayatınız bazı dönemlerde kötü bir yola sapabilir. Ancak unutmayın hayatınızın direksiyonu sadece size aittir. Siz direksiyonu ne tarafa çevirirseniz hayatınız o tarafa gidecektir.

Yaşadığınız çevreye uymak için kendinizi tüketirseniz en önce siz kaybolur gidersiniz.

En büyük düşmanınız, bilmediğinizi düşündüğünüz şeyler olabilir.

Bazen olur ki fısır fısır konuşulan şeyler, bağır çağır konuşulan şeylerden daha uzak yerlere gidebilir. Ulaştığı hıza bile siz bile inanamazsınız.

İnsanların güçlerini anlayabilmek için kelimelerin gücünü bilmek e öğrenmek gerekir.

Eğer gömleğinizin ilk düğmesini yanlış iliklerseniz, bundan sonraki her düğme iliklemeniz yanlış olarak gidecektir.

Hayatta bazı insanlar sadece iki tane şeye karşı açlık hisseder. Bunlardan ilki para, ikincisi ise bilimdir.

Eğitimden tek kasıt okumak değildir. Asıl marifet okunan şeylerin anlaşılabilmesidir.

Karşılaştığınız insanların utancını gizlemeyi başarırsanız, hayattaki en büyük yüceliği yapabilirsiniz.

İnsanları hayatta en çok yoran şey, bugüne kadar yaptıkları şeyler değil, asıl bugüne kadar yapmak isteyip de yapamadıklarıdır.

Eğer bana ben sana veririm ve tekme atabilirim diyebiliyorsan insana değil, eşek ve ata uygun olan bir özellik ile övünmektesindir.

Kimseyi övmeyen ve kimseyi kötülemeyen, kimseden yakınmayacak olan ve kimseyi suçlamayan biri olgun biridir.

Yaşayabilmek, kendi kendini adam edebilmektir. Zeka ve bilgiyi kullanıp etinden kemiğinden de kendi heykelini yapabilmektir.

Yalnızca en akıllı ve aptal insanlar asla değişmezler.

Çizik olan bir elmas, çizik olmayan çakıl taşından çok daha iyi olmaktadır.

Soru sormanın tek amacı soruyu soranın bir cevap duymak istemesidir. Cevabını bildiği soruları soran insanlar sadece kendilerine duydukları özgüveni katmamak ister.

En büyük dostun da düşmanın da kendiniz olduğunu asla unutmayın.

Düşünceleri büyük olanların fikirleri de büyük olur. Ancak ilerlemek ve hayatta önemli adımlar atabilmek hiç büyük oynamak gerekir. Cesaretli olun ve kaybetmekten hiç ama hiç korkmayın.

Hayatta felsefik olan tek bir konu vardır: intihar. Cevabını bulan kişi hayatın da anlamını ve yaşama amacını kavramış olur. Güçlü insanlar savaşmayı tercih ederken, zayıf insanlar teslim olur.

Kalbi kırdıktan sonra yapılan özür konuşması, tıpkı sofradan kalkmak üzereyken gelen tuza benzer. Kabul edersiniz belki ama artık iş işten geçmiştir.

Aynı nehirde sadece bir kez yıkanabilirsiniz.

Yalanın en kötü tarafı karşınızdakinin yalan söylediğinizi anlaması değildir, bir daha ne söylemiş olursanız olun size asla inanmayacak olmasıdır.

Zeki olan insanlar, konuşacakları bir şeyler olduğu için konuşmayı tercih eder. Aptal insanlar ise sadece konuşuyor olmak için konuşurlar.

Her zaman yapamadığınız şeyleri yapmayı çalışın. En azından nasıl yapılacağını öğrenmek için bundan kaçmayın.

Eğer bir şeyi yapabileceğinize inanıyorsanız onu denemekten kaçınmayın. İnanırsanız yaparsınız, inanmazsanız hiçbir şeyi başaramazsınız.

Ulaşamadığınız her şeyin delisi iken, ulaştığınız her şey için de nankörsünüz.

Gidenin arkasından zaman kaybetmeden kapıyı kapatmak, kalanların üzülmemesi açısından son derece önemli bir harekettir.

Kimliğinizi keşfetmek için kendinizi tanımanız yeterlidir.

Kişi, dostunu düşmanından daha çok zor affetmektedir.

Aşk iki kişinin bilinçlerini birleştirilme çabası olarak görülür. Boşuna çabalamaktır. Çünkü kişi kendi bilincine mahkum olmaktadır.

Ben güldüğümde gülen, ben ağladığım zaman ağlayan bir arkadaş istemiyorum. Zaten suda duran bir bölge bile bundan daha iyisini yapacaktır.

Aşkta her daim biraz delilik bulunur. Ama delilikteyse her daim birazcık olsa mantık bulunur.

Sevinci öğrendiğimiz zaman başkasına acı vermeyi de unutabiliriz.

Başkasından üstün olmak önemli değildir. Önemli olan tek şey dünkü halimizden daha da üstün olmaktır.

Buluşlar, aslında birçok insan ile aynı yöne ve aynı şeye bakıp, farklı düşünmeyi başarabilmek ile olur.

İnsanların üzerine fazla düşerseniz, onları ezer ve yine sonuçta siz suçlu olursunuz.

Düşünmeyi ne zaman bırakırsanız, o zaman konuşmaya başlarsınız.

Müziğin olmadığı yerde yaşamdan söz edilemez.

Evrene baktığınızda kendi kendini reddeden tek canlının insan olduğunu kolaylıkla teşhis edebilirsiniz.

Eğer ki karanlıkta kaldığınızda ışığı açmayı akıl edebilirseniz, ışığı açtığınız anda mutluluğu yakalamanız olasıdır.

Bilen insanların konuşamadığını unutmayın. Bilmeyen insanlar konuşmayı tercih ederler.

Asırlardır süre gelen bir gerçek vardır ki o da, hiç bir insan kendisini olduğu gibi kabul etmez.

Kazandığın şeylerde açıklama derdin olmaz. Ama kaybettiğin şeylerde açıklama yapmak zorunda kalmamak için ortamdan kaçmak gerekir.

Kötü bir düzende yönetilen insan, siyasete atılmayı asla akıl edemez.

Hayat son derece kolay ve basittir. Ancak insanlar bunu zorlaştırmak için ellerinden geleni yapar.

Bir şeyi siz ne kadar iyi bildiğinizi iddia ederseniz edin, anlatabilecekleriniz sadece sizin karşınızdaki kişinin anlayabileceği kadar olur. Anlamayan insana bildiğinizi inandıramazsınız.

En uzak ve imkânsız mesafeye kadar olan yolculuklar bile tek bir adım atma ile başlar. İlk adımı atmadan hiçbir şeyi başaramazsınız.

İnsanlar bilgiyi bilerek doğmazlar. Yaşam içerisinde öğrenmek istedikleri ölçüde bilginin sahibi olurlar.

Çocuklar nasıl ki kör karanlıktan korkarsa, yetişkinler de aynı seviyede aydınlıktan korkar.

Kopmuş bir halatın sağlam yeri şüphesiz ki düğüm atılan yerdir. Ancak unutmayın ki o halata her dokunduğunuzda en çok elinizi o düğümün olduğu yer acıtır.

Bugünü tekrar yaşayamayacağız aklınıza her geldiğinde daha bir sıkı ellerle sarılırsınız hayata…

Acınmaktansa kıskanmak çok daha iyidir. Size acındığını düşündüğünüz zamanlarda kıskanarak rahatlayabilirsiniz.

Hayatı komedi sanan kişiler son yapılan espriyi iyi düşünmelidirler.

Aydınlık bilinç taşıyan kişiler ilk olarak düşüncelerini eyleme geçirebilen ve sonra da davranışına uygun olup konuşan bir kimsedir.

Hafif acılar konuşurlar fakat derin acılar ise dilsin olmaktadır.

En tatlı bayan bile acı olabilir.

Bayanların sakladıkları tek sır ise bilmedikleri bir sırdır.

Yetinmesini bilen kişiler mutlu olmaktadır.

Kusurlu elmaslar, kusursuz çakıl taşından çok daha iyidir.

Evlilik, uzun bir ziyafettir, servisi önce yapılmaktadır.

İnsan geride bıraktığını özler, sahip olduklarından sıkılır, ulaşamadığına ise tutuklu kalır. Ulaşılmaz olan ise hep aşk olacaktır.

Dağı yerinden oynatabilen kişi küçük taşları taşımakla başlar.

Kişi gülmediği günü, yaşadım diyerek hayat defterine kaydetmemeleri gerekir.

İradene hakim olmalısın, fakat vicdanına esir olman gerekir.

Sözün en güzeliyse söylenenin doğru olacak şekilde söylediği gibi, dinleyenin de yararlanmış olduğu bir sözdür.

Beklenmedik olan şeyi beklemediğin sürece onu bulamayacaksın.

Yanlış yoldan gitmenin birçok yolu bulunmaktadır. Fakat doğru yapmanın ise tek bir yolu vardır. Yanlış yapabilmek bundan dolayı kolay ve doğruyu bulmaksa bundan dolayı zor olmaktadır.

Doğru bir insan söyledikleriyle yaptıklarının tutmamasından büyük bir utanç duyar.

Düşüncesiz bir öğrenme, boşuna uğraşılan bir çabadır.

Mutluluk daima bizi zorlayan kaderimize karşı kazanabildiğimiz zaferlerin en büyüklerinden biridir.

Sarhoşluk asla kusur yaratmayacaktır. Zaten var olan kusuru ortaya çıkarmaktadır.

Bütün insanoğlu eşit bir şekilde yaratılmıştı. Yaratan kişiler tarafından vazgeçilemeyecek hakka sahip kılınanlar, yaşam, özgürlük ve mutluluğa ulaşma haklarından oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir